Şu İspanyolların kalecisi Unai Simon var ya... Hani şu topu görmekten sıkılmış, 'Acaba ben ne iş yapıyorum burada?' diye içinden geçiren genç delikanlı. Abimiz, 2026 Dünya Kupası'nda öyle bir performans sergiliyor ki, rakipler 'Topu kaleye atmasak da olur mu?' diye hakeme sormaya başlamışlar. Adam 9 tane kurtarış yapmış, neymiş efendim? Kalesini gole kapatmış. E kapatır tabii, kalesine gelen topa 'Buyurun, hoş geldiniz, ama siz yanlış geldiniz' diyip geri yolluyor resmen! Rakipler de herhalde şut çekmeden önce 'Gol yemeyen kaleci sendromu' yaşıyorlardır. Ne diyelim, topun canı sağ olsun.
Beş maç, sıfır gol! Dile kolay. İnsan bir iki tane nazire için bile yemez mi be kardeşim? Unai Simon, bu turnuvada beş maç üst üste kalesini gole kapatarak Taffarel, Jongbloed, Barthez ve bizim efsane Iker Casillas gibi isimlerin arasına adını altın harflerle yazdırmış. Yani sanki onlara 'Siz kimsiniz ya?' der gibi bir duruşu var. Düşünsene, bu adam sadece 2026 Dünya Kupası'nda değil, 2022'yle beraber toplam 9 maçın 7'sinde gol yememiş. Yahu bu kaleci değil, kalenin önüne çekilmiş beton duvar mübarek! Kalecilik derslerinde 'topu kurtarmak' yerine 'topu kaleye yaklaştırmamak' diye yeni bir konu mu açıldı, nedir?
Şimdi gelelim asıl mevzuya: Eğer Unai baba, bu Dünya Kupası'nda bir maç daha gol yemezse, tek bir turnuvada en çok maçta gol yemeyen kaleci unvanının tek sahibi olacakmış. Yani sadece isimlerin arasına girmekle kalmayacak, bir de onların elinden rekoru alacak. Bence artık rakipler kaleye şut atmayı bırakıp, direk dibinde piknik falan yapsınlar. Ya da Simon'a 'Gel beraber PlayStation oynayalım' desinler, belki o zaman kalesini biraz boş bırakır. Yoksa bu gidişle gol atabilen bir takım bulmak, okyanusta iğne aramak gibi bir şey olacak.