Vay be, zaman ne çabuk geçiyor! Daha dün gibiydi 2024, şimdi Fenerbahçe 2026-2027 sezonuna hazırlanıyormuş. Demek ki üç yıl önceden şampiyonluk garantisi verilmiyor, ama antrenman garantisi fazlasıyla var. Can Bartu Tesisleri'nde, sevgili İsmail Kartal hocamızın o bilindik, kararlı duruşuyla Avusturya kampı öncesi son bir 'ter akıtma' seansı yaşanmış. Hani sanırsın takım ilk kez topa değecek, öyle bir ciddiyet, öyle bir hazırlık maratonu...
Antrenmana gelince; salonda yapılan ‘core’ çalışmasıyla başlamışlar. Aman Allah'ım, ne yenilikler! Yoksa takım, yeni sezonda sahada kas şov mu yapacak, nedir bu karın kası sevdası? Sonra malum ısınma, çabukluk, koordinasyon ve pas çalışmaları... Yani bildiğimiz futbol antrenmanı. Umarım bu 'çabukluk' sadece antrenmanda kalmaz da, topu rakip kaleden çıkartıp kendi kalemize doğru koşarken de işimize yarar. Bireysel çalışmalarla da günü kapatmışlar. Artık o bireysel çalışmalarda özelden penaltı mı attılar, kaleye mi şut çektiler, onu da pek açıklamamışlar.
Şimdi de ikinci etap kamp için Avusturya yolları göründü. Bakalım Viyana kahvelerinde mi, yoksa Alp dağlarının eteklerinde mi 'büyük şampiyonluk planları' yapılacak? Umarım bu kampta sadece oksijen depolayıp dönmezler de, sahada göze hoş gelen, bol gollü ve en önemlisi şampiyonluğa oynayan bir takım olmanın formülünü de bulurlar. Yoksa seneye yine 'hazırlıklar iyiydi ama...' diye başlayan cümleler duymaktan bizim kulaklar pas tutacak. Haydi Fener, gurbet size iyi gelsin, biz de burada bekleriz, sabırsızlıkla (ve biraz da alaycılıkla)!