Hani bazı şeyler vardır, 'bir devrin sonu' derler ya, işte Galatasaray'da da öyle bir hava estiriyor rüzgar Icardi'nin gidişiyle. Dört yıl, dört Süper Lig şampiyonluğu, bir de gol kralı unvanı... Adam geldi, resmen müzeyi doldurup gitti. Helal olsun ne diyelim? Ama işte futbol bu, vefa sadece bir semt adı değil, aynı zamanda biraz da geçicilik barındırır içinde. Vakit tamam dediler, sözleşme bitti, elveda Icardi! Vay be, kim derdi ki Icardi gibi bir yıldız bu kadar sükunetle yolcu edilecek? Neyse, bu kadar da duygusallık yeter. Sonuçta futbol, bir sonraki transferi konuşmak için var, değil mi?
Ee, Icardi gitti de 9 numara boş mu kalacak sandınız? Galatasaray taraftarı, '9 numara bize emanet!' diye bağırırken, yönetim boş durur mu hiç? Hemen arkasından fısıltılar yükseldi: 'Sözcü'ye göre, bizim yeni prensimiz Victor Osimhen olacakmış!' Icardi'nin o formayı giydiği dört yılda yaptıklarından sonra, 9 numarayı almak cesaret ister; ama Nijeryalı arkadaşa da yakışır mı yakışır. Bakalım omuzlarına yüklenen bu ağır mirası nasıl taşıyacak, o Icardi sonrası boşluğu 'Sen kimsin ya?' dedirtmeden doldurabilecek mi?
Bitmedi! Sadece 9 numara değil, takımın kaptanlık pazubendini de vermişler Osimhen'e. Demek ki 'Bu çocukta iş var, hem de çok iş var!' dediler. Hem ödül, hem motivasyon, hem de 'hadi bakalım aslanım, şimdi takımın lideri sensin' mesajı! Şimdi Galatasaray'da gözler Osimhen'e çevrildi. Yönetim de boş durmuyor, adamı hücumda daha da coşturmak için yanına bir şeyler arıyormuş. Yani anlayacağınız, daha yeni transferler yolda, Osimhen'e pas atacak, onunla dans edecek yeni 'partnerler' aranıyor. İzlemesi keyifli olacak gibi, popüler bir dizinin yeni sezonu gibi bekliyoruz!