Yıl 1982, adres İspanya! Hani şu Almanya'nın 'geçmişte sana bir kıyak geçmiştim, şimdi sıra bende' tadında destek verdiği ülke. Neyse ki İspanyollar o desteği boşa çıkarmadı, tam 24 takımlı devasa bir futbol şölenine ev sahipliği yaptılar. 'Ne kadar kalabalık, o kadar eğlence' demişler herhalde, ama o kadar takım arasında kimi arasan vardı; Avrupa'dan 14, Güney Amerika'dan 4, hatta El Salvador'undan Kuveyt'ine kadar herkes 'biz de varız' dedi. Resmen futbolun globalleştiği, ama kimin kazanacağının hala pek belli olmadığı bir panayırdı bu. İşte bu panayırda İtalya sahneye çıktı, ama ne çıkış!
Gelelim şampiyona: İtalya! Ah İtalya... Turnuvaya öyle bir başladılar ki, 'acaba yanlışlıkla gelmişler mi' diye düşündük. İlk turu üç beraberlikle, resmen 'minimum eforla maksimum sonuç' diyerek gruptan çıktılar. Sonraki aşamada ise tam bir 'ölüm grubu'na düştüler; Brezilya'yı mı dövmediler, Arjantin'i mi yollamadılar eve... Paolo Rossi deseniz, turnuvanın ilk maçlarında 'ben de varım' demeye utanırken, birden sahneye çıkıp gol makinesine dönüştü. Adam resmen 'benim adım Rossi, kupayı da alırım, gol krallığını da' diye yola koyulmuş. Finalde de Batı Almanya'yı 3-1 devirip üçüncü kez dünya şampiyonluğunu kazandılar. O Marco Tardelli'nin gol sonrası sevinci yok mu, bütün maç boyunca biriken stresi tek bir çığlıkta boşalttı resmen!
Bu turnuva aynı zamanda futbol tarihine geçen bazı ilginçliklere de sahne oldu. İki grup aşamasının son kez kullanıldığı, 'Allah izleyicilere sabır vermiş' dedirten bir format vardı. Bir de ilk kez berabere biten eleme maçlarında penaltı atışlarıyla tur atlanmaya başlandı, herhalde 'artık uzatmalarda uyuklamayın' diye bir kural getirmişler. Ama turnuvanın bence en dramatik hikayesi Afrika takımlarıydı. Cezayir Batı Almanya'yı bile yenmiş, Kamerun ise yenilgisiz eve dönmüştü. İkisi de averaj yüzünden elenmişlerdi; resmen 'iyi oynadın ama sistem seni yedi' durumu. Gol krallığı Rossi'nin olsa da, Fransa ve Brezilya en çok gol atan takımlar olarak dikkat çekti, tabii kupayı alamadılar... İşte futbol böyle bir şey: Bazen en çok gol atan değil, en iyi zamanda doğru yerde olan kazanır, tıpkı o İtalyanlar gibi!